İHANET HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?
Herkes herkesi aldatıyor, ben de aldatıldım. Sadece ilişki olarak değil, iş anlamında da. Bunların hepsi birer tecrübe. Eğer yıkılmadıysanız, daha güçlü oluyorsunuz. Sevgilim tarafından aldatıldığımı öğrendiğimde çok yıkılmıştım. Ama şimdi benim için bir anı sadece. Hatta gülerek hatırlıyorum artık. Bunlar hayatın bir parçası. Ben Balık burcuyum ve duygusalım. Ama son beş yılda bu biraz köreldi. Şimdi mantığımı kullanmadığım tek konu şarkılarım.
KOMPLEKSLERİ VAR MI?
Her insan gibi benim de komplekslerim vardı. Eskiden zayıflığımı çok kompleks yapıyordum. Özellikle de bir yere gittiğimde akrabaların “Ayy, oğlum biraz kilo al, çok zayıfsın” gibi tepkileri beni çok üzüyordu. Hemen ortamdan uzaklaşıyordum.
KENDİNE GÜVENİYOR MU?
Dış görünüşüme dikkat ederken bir yandan da kitap okuyorum. Beynimi de geliştiriyorum. Bunların hepsi bir araya gelince, kendinize güveniniz artıyor.
BU YAZ KİMSE PATLAMA YAPMADI!
Bir yıl önce ‘Aşkı Bulamam Ben’ single’ını yaptım. Bir süre önce de ‘Maximum’ albümünü çıkardım. Albümle ilgili her şey yolunda, çok iyi tepkiler alıyorum.
* Yaklaşık beş yıldır, gerçek anlamda “Oh be tatil” dediğim bir zaman yaşamadım. Tatil yok, kefeyi dolduruyoruz. Önümüzdeki şubat gibi de yeni albümü çıkarmayı planlıyoruz.
* Altın Kelebek, İstanbul FM ve Kral TV’den ödüller aldım.
* Rakip olarak baktığımda Tarkan da benim rakibim, Keremcem de, ama ben onlarla bir savaş içinde değilim. Onlar da iyi müzik yapsınlar, ben de iyi müzik yapacağım.
* Bu yaz kimse büyük bir patlama yapmadı. Emre Altuğ’dan güzel bir şey bekliyordum ki, o da geldi bence. Onun dışında yok açıkçası, ben de beklediğimi bulamadım.
* Ben hiçbir zaman işin magazin boyutunda olmadım. Beyninizi yoruyorsunuz, insanlara cevap vermeye çalışıyorsunuz ve ekranda çok çirkin görünüyor her şey. Biri bana sataşsa ne cevap vereceğimi bilemem.
* Hande (Yener) ve Demet’in (Akalın) sataşması çok anlamsız. İkisi de başarılı işler yapıyorlar, buna ihtiyaçları yok.
SHAKIRA MÜTEVAZİ
* ‘Püf’ şarkısını niye Tarkan gibi söylediniz? Albümümün tarzı, ses rengim ve parçalar açısından Tarkan’la uzaktan yakından ilgisi yok. ‘Püf’ şarkısının benzemesi ise normal. O şarkıyı Tarkan yazdı, besteledi, düzenledi. Yani her şeyi ona ait. Okutmayı da Tarkan yaptırdı. Nağmeli okumamı istedi. Ayrıca Türkiye’de o parçayı herkes okuyamaz; bir Tarkan, bir ben…
* Birlikte çalıştığı ünlüler için ne diyor? Shakira çok mütevazı, gerçek bir dünya starı ama bunu özel hayatında hissettirmiyor. Tarkan çok çalışkan, keza Nilüfer de… Emel Müftüoğlu çılgın! Demet Sağıroğlu mükemmel. Ajda’ya gelince çok starla sahne paylaştım ama bu kadar heyecan duyduğum başka biri olmadı.
HEP BÖYLE YAKIŞIKLI MIYDI?
Okul yıllarımda açlıktan ölecek kadar zayıftım. Garip bir böcek türüydüm. Gerçi hala böceğim de, artık memeli türüne terfi ettim! Üniversitenin ikinci yarısında kilo almaya başladım. Ardından da spor yapmaya başlayınca zaten toparladım. Seksi olmak için bir şey yapmadım. İnsanlar yakıştırdı bana seksi sıfatını… Kliplerimde güzel görünmem için bir çaba sarf ediliyor ama özellikle seksi görünmek için bir çabam yok. İster istemez oluyor. Seksi bulunmak da tabii ki hoşuma gidiyor, bunu inkar etmek saçma olur. Kendimi seksi de buluyorum.
KIZLAR HEP PEŞİNDE MİYDİ?
İlk klipte gömleğimi çıkardım ’seksi’ dediler, sonra giyindim yine ’seksi’ dediler. Demek ki seksilik ruhumda var! Son klipte de soyundum, bakalım şimdi ne olacak, artık ‘pornocu’ derler… Lise döneminde erkek filan değildim. Diyorum ya böcek gibiydim. Talep edilen bir insan olmadım hiçbir zaman. Okulda bir yarışmada ‘En İyi Erkek Solist’ seçilmiştim; onun getirdiği bir popülerlik vardı. Ama erkek olarak, karşı cinsi çeken bir cazibem yoktu. Şimdi de bir iddiam yok ama artık daha bir insana benziyorum.
SEKSE BAKIŞI NASIL, SINIRI VAR MI?
Her şeyi yapacak halimiz yok ya, zaten herkesin sınırları olmalı. Tabii ki seksüel özgürlük de olmalı ama ben sınırları olan bir insanım. Kadının seksiliği ise sadece fizikten değil, zekadan da geçer. Zeki bir kadın istediği her şekilde görünebilir!
METROSEKSÜEL BİR ERKEK Mİ?
Kendine bakan bir insanım. Spor yapıyorum, yediklerime dikkat ediyorum. Bazen manikür, pedikür yaptırıyorum işim gereği… Ama metroseksüellik Türkiye’de eşcinsellik olarak algılanıyor, alakası yok tabii. Ben maçoluğu sahiplenebilmek olarak algılıyorum. Maçoluğun içinde ‘kodum mu oturturum’ gibi bir durum da var ama ben hiçbir kadının bunu kabul edeceğini düşünmüyorum.
MAÇOLUĞA BAKIŞI NASIL?
Ben de sevdiğim insanı sahiplenirim. Ama çok sıkboğaz etmem. İnsanın özgür olduğunu düşünüyorum. Dengelerin korunması lazım. İstemediğim şeyleri yapıyorsa bile kendimi tutmak zorunda hissederim. “Mini giyme” dememek için tutarım kendimi. Çünkü o sonra başka bir yerden patlar ve çıkmaza girersiniz. Benimleyken giyebilir tabii, ben yokken giymesi konusunda ise biraz arada kalabilirim.
20 Ağustos 2007 Pazartesi
11 Temmuz 2007 Çarşamba
MURAT BOZ – Tarkan’ın Vokalisti Sıkı geliyor



2006 yazının yükselen vokallerinden Murat Boz, Tarkan’ın vokalistliğini yaptıktan sonra HEPSİ ile gerçekleştirdiği düet ile dikkatleri çekti, şu sıralar ise single’ında yer alan “Aşkı Bulamam Ben” ile popülerliğini arttırıyor. Sonbaharda çıkacak olan albümü öncesi adını başarı ile duyurmayı başaran Murat Boz bu haftaki konuğumuz.
Murat Boz Kimdir ? Bize biraz kendini tanıtır mısın ?
7 mart 1980 yılında Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde dünyaya geldim,balık burcuyum ilk ve ortaöğrenimimi burada tamamladıktan sonra 1995 yılında istanbula geldim, hiç ayrılmamak üzere….
Müziğe olan ilgin nasıl başladı neden müzik ?
Müziğe olan ilgim ortaokul yıllarında başladı birtakım yarışmalarda aldıgım birincilikler beni müziğe daha çok ısıttı diyebilirim ancak ilk ilgim babamın pazar sabahları bize radyoda dinlettiği türk sanat müziği şarkılarıyla başladı, onları dinleyip eşlik etmeyi çok severdim her ne kadar şuan Pop’a yönelmiş olsam da .
Tarkan’ın vokalisti olarak anılmak nasıl bir duygu bu çalışman hakkında biraz detaylı bilgi verir misin ?
Tarkan’ın vokalisti olarak anılmak gurur verici birşey tabiki benim için,Onunla tam 5 sene geçirdim ve bu 5 sene içinde edindiğim deneyim çok büyük oldu bana her konuda destek oldu, yanımda oldu, dertleşti,bir çok şeyi paylaştı ve tabi çok önemli tiyolar verdi bu piyasa hakkında, hepsi aklımda, hepsi beynimin bir köşesinde yer etti, onun deneyimlerinden faydalanmak çok güzel, yanımda oldugunu bilmek de….
HEPSİ ile gerçekleştirdiğin düet ile önce sesin tanındı , ama uzun bir süre seni kimse tanıyamadı bu bir taktik miydi ?
İnsanlar önce benim sesimi Hepsi’nin “Yalan” şarkısına yaptığım düet ile tanıdı daha sonra beni kendi şarkımla gördü.Bunu bir taktik olarak düşünmedik ama böyle bir izlenim ister istemez oluştu beklenmedik güzel tepkiler aldık o vokalim insanların dikkatini çok çekti birçok isme benzettiler oradaki sesimi.. Gökhan özen diyen emre altug diyen hatta mete özgencil diyen bile oldu..ama begenilmese bukadar üstünde durulmazdı bu konunun o yüzden iyi birşey yapabilmişiz diye düşünmüyor değilim.
Single albüm nasıl oluştu ? Şarkıları nasıl seçtin ?
En zor aşamamız repertuar aşamasıydı farklı bişey yapmak istedigimiz için çok seçiciydik ekibimle,bu yüzden bu süreç biraz zaman aldı ama iyi bir repertuar oldu albümü bitirdik single fikri ise bu aşamadan sonra oluştu çıkacagımız döneme yakın tarihlerde ardı ardına birçok isim yeni albümleriyle piyasaya çıktılar bu durumu yeni çıkan bir isim oldugum için oturup düşündük ve yaz parçalarını bir single’da toplamaya karar verdik iyi de oldu, çok güzel tepkiler aldık eylül ayınada albümü dinleyicilere sunmuş olacağız.
Sonbaharda gelecek olan albüm hakkında neler söyleyeceksin ? Kimlerle çalışıyorsun nasıl bir albüm oluyor ?
Çok başarılı isimlerle çalıştım albümde bunların başında tabiki Tarkan geliyor onun da bir parçasını albümümde seslendireceğim onun dışında Ozan Çolakoğlu albümümün en önemli ismi Nil Karaibrahimgil albümde yine olucak,Ümit Sayın iki parçasıyla bana destek oldu onun dışında Tufan Bayraktar, Serkan Dinçer gibi yeni ama gelecekte çok başarılı olucaklarını düşündüğüm arkadaşlarlada çalıştık.
Şu an ki çalışmaların nasıl gidiyor single albümünden aldığın tepkiden mutlu musun ?
Türkiye’de single ile kendini tanıtmaya çalışmak pek de alışılagelmiş bi durum değildi aslında ancak biz çok güzel tepkiler aldık , almaya da devam ediyoruz bence bir iş güzelse alıcısı albüm veya single diye ayırt etmiyor yeter ki samimiyetinizi insanlar anlasınlar..Ayrıca bu piyasa şartlarında yakın gelecekte herkez single çıkarmaya başlıcak diyorum çünkü mp3 ve korsan patlamış durumda aşağıya çekilen fiyatlarıyla singlelar daha mantıklı ve cazip gelecektir insanlara bu benim yorumum ve öngörüm tabiki
Müzik dünyasına yönelik proje ve hayallerin nelerdir ?
Benim amacım hiçbir zaman patlamak ve tepeden inmek olmadı amaçladıgım dogrultda şuan emin adımlarla ilerledigimi düşünüyorum elimizde bu yaz reklam olarakda çok ses getiricek bir parça vardı , buda Tarkan’ın parçasıydı ama bununla çıkmayı tercih etmedim..Türkiye’de bu piyasada üzerinize bir etiket bir kere yapışır ve onu üzerinizden çıkartmak gerçekten çok güç olurdu..o yüzden acelem yok sabrediyorum,yavaş yavaş ilerleyip güzel bir kariyer oluşturmak şuanki hedefim…
Murat Boz, MTV listesine girdi
Aşkı Bulamam Ben single’ından sonra Maximum albümüyle çıkış yapan Murat Boz, aynı isimli şarkıya çektiği Avrupa standartlarındaki klibiyle adından söz ettirmişti. Şimdi aynı klip, MTV’nin dünya listelerinden derlediği kliplerden seçtiği 10 şarkılık listesine girmeyi başardı.MTV’nin World Chart Express listesinde bu hafta 3.sırada izlenebilen Maximum klibiyle Murat Boz’un, albümüne ikinci klibini Üzüleceksin şarkısına çekmesi bekleniyor. Mp3 indir
Murat Boz Hakkında
“Maximum” adlı albümü ile daldığı starlar dünyasının tadını çıkaran yeni seksi pop starımız Murat Boz, Elle dergisine verdiği röportajda konserlerinde üstünü başını parçalayan hayranlarıyla büyük aşk yaşadığını söyledi ve ekledi: “Hayranlarımdan biriyle sevgili olabilirim, bu konuda sınırlarım yok.”
Burslu okuduğu halde okulunu bırakmak zorunda kaldı Murat Boz. Böylece caz vokalistliği eğitimi yarım kaldı ama sahneler pop star olma yolunda ilerleyen bir vokalist kazandı. Boz “Şimdi maddi olarak iyi durumdayım ve silbaştan İTÜ Konservatuvarı’na başladım. Benim için diploma çok önemli” diyor. Şu sıralar hayatının en hareketli günlerini yaşayan Murat Boz durmadan televizyon programlarına çağrılıyor. Ancak bunların çoğunu reddediyor, özellikle sabah yayınlanan kadın programlarından güzel yüzünü mahrum etmeye kararlı. Zaten “Avrupai” imajına ters düştüğü için İbo Show’a katıldığı zaman epey eleştirilmişti. “Bu eleştirilere kesinlikle katılmıyorum. Bizden rica ettiler, ben de katıdım. İbrahim Bey bu ülkenin en önemli sanatçılarından biridir” diyor.
Peki o zaman; bu nahoş konudan çok daha sevdiği mevzulara uzanalım. Mesela konserlerine: “O kadar çok yerde konser veriyorum ki, hangi şehirde hangi günde olduğumuzu bile bilmiyorum. Bütün yazı tatil yüzü görmeden konser vererek geçireceğim. Şikayetim yok, Allah artırsın.”
Avrupa’ya da açılmış Murat Boz. Daha çok Türkler’in yoğun olarak yaşadığı Nürnberg, Frankfurt, Köln, Zürih ve Viyana gibi şehirler bunlar ama olsun. 2 bin kişilik konser salonlarını tıka basa dolduruyor ya… Dinleyiciler 10 şarkının 10′una da ezbere eşlik ediyorlar ya… Hem daha en havalısından söz etmedik. Pek yakında Londra’da ilk kez düzenlenecek Türk Festivali’nde sahneye çıkacak.
Peki şan, şöhret ve paraya kavuşmuşken yeniden başa dönüp üniversite sıralarında dirsek çürütme konusundaki ısrarı niye? “Öyle demeyin. Bir diploma şart şu hayatta” diye cevap veriyor bu soruya da… O klişe deyimle şöhret basamaklarını yavaş yavaş tırmanıyor Murat Boz. 2007′nin en çok ödül kazanan isimlerinden biri oldu bile… Altın Kelebek ve Kral TV Müzik Ödülleri’nden “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı” ve İstanbul FM ödülü ilk akla gelenlerden: “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı Ödülü’nü almak benim için çok önemli. Çünkü bu ödülü hayatında sadece ve sadece bir kere alabilirsin. Diğer ödüllere benzemiyor.”
UÇUK BİR HAYATIM YOK
Peki sizce Murat Boz da diğerleri gibi havalara girecek mi? Nazar boncuğu kabilinden biri-iki minik kaprisini saymazsak gayet mütevazı, sağlam ve efendi duruyor. Hala Acıbadem’de anne-babasıyla birlikte oturuyor ve halinden memnun: “Annem emekli öğretmen, şu anda özel bir okulda çalışıyor. Babam işçi emeklisi, bir de benden dört yaş büyük bir abim var. O da gümrük komisyoncusu. Kendi hallerinde insanlar, onların hayatlarını pek etkilemedim.”
Ailesi tabii ki biricik oğullarının başarısından gurur duyuyor. “Ben çok evcimen bir insanım. Uçuk bir hayatım yok, pek dışarı çıkmam. Yalnız başıma olmayı severim ve çok kitap okurum. Arkadaşlarımla da genellikle evde vakit geçiririz. Para, pul, şöhret genellikle insanları değiştiriyor ve beni de değiştirmez diyemiyorum” diyor.
Sigara içmiyor ve alkolle de arası pek hoş değil Murat Boz’un. Ayrıca gayet mütevazı bir genç; konserler dışında öyle korumalarla filan dolaşmıyor henüz: “Öyle her yere korumalarıyla gidenlerden nefret ediyorum. Mesela Kral TV Müzik Ödülleri’ne korumalarla gelmek çok saçma bence.”
HAYRANIN YAŞI FARK ETMEZ
Murat Boz’un korumaları onu sadece konserlerde kızlardan koruyor. “Konserlere korumayla çıkmak zorunda kalıyorum. Kadın hayranlarımdan üstümü başımı parçalayanlar oluyor çünkü. Yine de şikayetçi değilim, her konser verdiğimde ‘Oh ne güzel işim var benim’ diyorum.”
“Beni erkekler sevmiyor. Dinleyicilerimin çoğu kadın. Sürekli sevgilerini ifade ediyorlar, hediyeler gönderiyorlar” diyor Murat Boz. Asıl bomba söylediklerinin devamında: “Hayran hayrandır, benim için yaşları fark etmez. Beni 6 yaşındaki de dinliyor, 60 yaşındaki de. Albümden önce çok kız arkadaşım oldu ama şimdi sevgilim yok. Zaten ona ayıracak vaktim yok. Şu an en büyük aşkı hayranlarımla yaşıyorum. Hayranlarımdan biriyle de aşk yaşayabilirim. İnsanlar böyle şeylere sınır koyabilir ama ben koymam. Aşka sınır konulabilir mi ya?”
Albüm öncesi biraz daha çelimsiz bir vücudu varmış ama şimdi epey spor yapıyor ve gayet dikkatli besleniyor. Öğlen yemeğini yarım tabak salatayla geçiştirdiğine şahit olduk. Sırım gibi dedikleri türden bir bedene sahip olarak da bu çabalarının ödülünü almış Murat Boz. “Bunu özellikle yazın. Boyum 1.86 kilom 83. Herkes beni kısa boylu sanıyor ama değilim. Vücudumdaki kas oranı yüzde 57, yağ oranı yüzde 18″ diye de vurguluyor
Burslu okuduğu halde okulunu bırakmak zorunda kaldı Murat Boz. Böylece caz vokalistliği eğitimi yarım kaldı ama sahneler pop star olma yolunda ilerleyen bir vokalist kazandı. Boz “Şimdi maddi olarak iyi durumdayım ve silbaştan İTÜ Konservatuvarı’na başladım. Benim için diploma çok önemli” diyor. Şu sıralar hayatının en hareketli günlerini yaşayan Murat Boz durmadan televizyon programlarına çağrılıyor. Ancak bunların çoğunu reddediyor, özellikle sabah yayınlanan kadın programlarından güzel yüzünü mahrum etmeye kararlı. Zaten “Avrupai” imajına ters düştüğü için İbo Show’a katıldığı zaman epey eleştirilmişti. “Bu eleştirilere kesinlikle katılmıyorum. Bizden rica ettiler, ben de katıdım. İbrahim Bey bu ülkenin en önemli sanatçılarından biridir” diyor.
Peki o zaman; bu nahoş konudan çok daha sevdiği mevzulara uzanalım. Mesela konserlerine: “O kadar çok yerde konser veriyorum ki, hangi şehirde hangi günde olduğumuzu bile bilmiyorum. Bütün yazı tatil yüzü görmeden konser vererek geçireceğim. Şikayetim yok, Allah artırsın.”
Avrupa’ya da açılmış Murat Boz. Daha çok Türkler’in yoğun olarak yaşadığı Nürnberg, Frankfurt, Köln, Zürih ve Viyana gibi şehirler bunlar ama olsun. 2 bin kişilik konser salonlarını tıka basa dolduruyor ya… Dinleyiciler 10 şarkının 10′una da ezbere eşlik ediyorlar ya… Hem daha en havalısından söz etmedik. Pek yakında Londra’da ilk kez düzenlenecek Türk Festivali’nde sahneye çıkacak.
Peki şan, şöhret ve paraya kavuşmuşken yeniden başa dönüp üniversite sıralarında dirsek çürütme konusundaki ısrarı niye? “Öyle demeyin. Bir diploma şart şu hayatta” diye cevap veriyor bu soruya da… O klişe deyimle şöhret basamaklarını yavaş yavaş tırmanıyor Murat Boz. 2007′nin en çok ödül kazanan isimlerinden biri oldu bile… Altın Kelebek ve Kral TV Müzik Ödülleri’nden “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı” ve İstanbul FM ödülü ilk akla gelenlerden: “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı Ödülü’nü almak benim için çok önemli. Çünkü bu ödülü hayatında sadece ve sadece bir kere alabilirsin. Diğer ödüllere benzemiyor.”
UÇUK BİR HAYATIM YOK
Peki sizce Murat Boz da diğerleri gibi havalara girecek mi? Nazar boncuğu kabilinden biri-iki minik kaprisini saymazsak gayet mütevazı, sağlam ve efendi duruyor. Hala Acıbadem’de anne-babasıyla birlikte oturuyor ve halinden memnun: “Annem emekli öğretmen, şu anda özel bir okulda çalışıyor. Babam işçi emeklisi, bir de benden dört yaş büyük bir abim var. O da gümrük komisyoncusu. Kendi hallerinde insanlar, onların hayatlarını pek etkilemedim.”
Ailesi tabii ki biricik oğullarının başarısından gurur duyuyor. “Ben çok evcimen bir insanım. Uçuk bir hayatım yok, pek dışarı çıkmam. Yalnız başıma olmayı severim ve çok kitap okurum. Arkadaşlarımla da genellikle evde vakit geçiririz. Para, pul, şöhret genellikle insanları değiştiriyor ve beni de değiştirmez diyemiyorum” diyor.
Sigara içmiyor ve alkolle de arası pek hoş değil Murat Boz’un. Ayrıca gayet mütevazı bir genç; konserler dışında öyle korumalarla filan dolaşmıyor henüz: “Öyle her yere korumalarıyla gidenlerden nefret ediyorum. Mesela Kral TV Müzik Ödülleri’ne korumalarla gelmek çok saçma bence.”
HAYRANIN YAŞI FARK ETMEZ
Murat Boz’un korumaları onu sadece konserlerde kızlardan koruyor. “Konserlere korumayla çıkmak zorunda kalıyorum. Kadın hayranlarımdan üstümü başımı parçalayanlar oluyor çünkü. Yine de şikayetçi değilim, her konser verdiğimde ‘Oh ne güzel işim var benim’ diyorum.”
“Beni erkekler sevmiyor. Dinleyicilerimin çoğu kadın. Sürekli sevgilerini ifade ediyorlar, hediyeler gönderiyorlar” diyor Murat Boz. Asıl bomba söylediklerinin devamında: “Hayran hayrandır, benim için yaşları fark etmez. Beni 6 yaşındaki de dinliyor, 60 yaşındaki de. Albümden önce çok kız arkadaşım oldu ama şimdi sevgilim yok. Zaten ona ayıracak vaktim yok. Şu an en büyük aşkı hayranlarımla yaşıyorum. Hayranlarımdan biriyle de aşk yaşayabilirim. İnsanlar böyle şeylere sınır koyabilir ama ben koymam. Aşka sınır konulabilir mi ya?”
Albüm öncesi biraz daha çelimsiz bir vücudu varmış ama şimdi epey spor yapıyor ve gayet dikkatli besleniyor. Öğlen yemeğini yarım tabak salatayla geçiştirdiğine şahit olduk. Sırım gibi dedikleri türden bir bedene sahip olarak da bu çabalarının ödülünü almış Murat Boz. “Bunu özellikle yazın. Boyum 1.86 kilom 83. Herkes beni kısa boylu sanıyor ama değilim. Vücudumdaki kas oranı yüzde 57, yağ oranı yüzde 18″ diye de vurguluyor
Murat Boz Hakkında.. Yazı kateg
“Maximum” adlı albümü ile daldığı starlar dünyasının tadını çıkaran yeni seksi pop starımız Murat Boz, Elle dergisine verdiği röportajda konserlerinde üstünü başını parçalayan hayranlarıyla büyük aşk yaşadığını söyledi ve ekledi: “Hayranlarımdan biriyle sevgili olabilirim, bu konuda sınırlarım yok.”
Burslu okuduğu halde okulunu bırakmak zorunda kaldı Murat Boz. Böylece caz vokalistliği eğitimi yarım kaldı ama sahneler pop star olma yolunda ilerleyen bir vokalist kazandı. Boz “Şimdi maddi olarak iyi durumdayım ve silbaştan İTÜ Konservatuvarı’na başladım. Benim için diploma çok önemli” diyor. Şu sıralar hayatının en hareketli günlerini yaşayan Murat Boz durmadan televizyon programlarına çağrılıyor. Ancak bunların çoğunu reddediyor, özellikle sabah yayınlanan kadın programlarından güzel yüzünü mahrum etmeye kararlı. Zaten “Avrupai” imajına ters düştüğü için İbo Show’a katıldığı zaman epey eleştirilmişti. “Bu eleştirilere kesinlikle katılmıyorum. Bizden rica ettiler, ben de katıdım. İbrahim Bey bu ülkenin en önemli sanatçılarından biridir” diyor.
Peki o zaman; bu nahoş konudan çok daha sevdiği mevzulara uzanalım. Mesela konserlerine: “O kadar çok yerde konser veriyorum ki, hangi şehirde hangi günde olduğumuzu bile bilmiyorum. Bütün yazı tatil yüzü görmeden konser vererek geçireceğim. Şikayetim yok, Allah artırsın.”
Avrupa’ya da açılmış Murat Boz. Daha çok Türkler’in yoğun olarak yaşadığı Nürnberg, Frankfurt, Köln, Zürih ve Viyana gibi şehirler bunlar ama olsun. 2 bin kişilik konser salonlarını tıka basa dolduruyor ya… Dinleyiciler 10 şarkının 10′una da ezbere eşlik ediyorlar ya… Hem daha en havalısından söz etmedik. Pek yakında Londra’da ilk kez düzenlenecek Türk Festivali’nde sahneye çıkacak.
Peki şan, şöhret ve paraya kavuşmuşken yeniden başa dönüp üniversite sıralarında dirsek çürütme konusundaki ısrarı niye? “Öyle demeyin. Bir diploma şart şu hayatta” diye cevap veriyor bu soruya da… O klişe deyimle şöhret basamaklarını yavaş yavaş tırmanıyor Murat Boz. 2007′nin en çok ödül kazanan isimlerinden biri oldu bile… Altın Kelebek ve Kral TV Müzik Ödülleri’nden “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı” ve İstanbul FM ödülü ilk akla gelenlerden: “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı Ödülü’nü almak benim için çok önemli. Çünkü bu ödülü hayatında sadece ve sadece bir kere alabilirsin. Diğer ödüllere benzemiyor.”
UÇUK BİR HAYATIM YOK
Peki sizce Murat Boz da diğerleri gibi havalara girecek mi? Nazar boncuğu kabilinden biri-iki minik kaprisini saymazsak gayet mütevazı, sağlam ve efendi duruyor. Hala Acıbadem’de anne-babasıyla birlikte oturuyor ve halinden memnun: “Annem emekli öğretmen, şu anda özel bir okulda çalışıyor. Babam işçi emeklisi, bir de benden dört yaş büyük bir abim var. O da gümrük komisyoncusu. Kendi hallerinde insanlar, onların hayatlarını pek etkilemedim.”
Ailesi tabii ki biricik oğullarının başarısından gurur duyuyor. “Ben çok evcimen bir insanım. Uçuk bir hayatım yok, pek dışarı çıkmam. Yalnız başıma olmayı severim ve çok kitap okurum. Arkadaşlarımla da genellikle evde vakit geçiririz. Para, pul, şöhret genellikle insanları değiştiriyor ve beni de değiştirmez diyemiyorum” diyor.
Sigara içmiyor ve alkolle de arası pek hoş değil Murat Boz’un. Ayrıca gayet mütevazı bir genç; konserler dışında öyle korumalarla filan dolaşmıyor henüz: “Öyle her yere korumalarıyla gidenlerden nefret ediyorum. Mesela Kral TV Müzik Ödülleri’ne korumalarla gelmek çok saçma bence.”
HAYRANIN YAŞI FARK ETMEZ
Murat Boz’un korumaları onu sadece konserlerde kızlardan koruyor. “Konserlere korumayla çıkmak zorunda kalıyorum. Kadın hayranlarımdan üstümü başımı parçalayanlar oluyor çünkü. Yine de şikayetçi değilim, her konser verdiğimde ‘Oh ne güzel işim var benim’ diyorum.”
“Beni erkekler sevmiyor. Dinleyicilerimin çoğu kadın. Sürekli sevgilerini ifade ediyorlar, hediyeler gönderiyorlar” diyor Murat Boz. Asıl bomba söylediklerinin devamında: “Hayran hayrandır, benim için yaşları fark etmez. Beni 6 yaşındaki de dinliyor, 60 yaşındaki de. Albümden önce çok kız arkadaşım oldu ama şimdi sevgilim yok. Zaten ona ayıracak vaktim yok. Şu an en büyük aşkı hayranlarımla yaşıyorum. Hayranlarımdan biriyle de aşk yaşayabilirim. İnsanlar böyle şeylere sınır koyabilir ama ben koymam. Aşka sınır konulabilir mi ya?”
Albüm öncesi biraz daha çelimsiz bir vücudu varmış ama şimdi epey spor yapıyor ve gayet dikkatli besleniyor. Öğlen yemeğini yarım tabak salatayla geçiştirdiğine şahit olduk. Sırım gibi dedikleri türden bir bedene sahip olarak da bu çabalarının ödülünü almış Murat Boz. “Bunu özellikle yazın. Boyum 1.86 kilom 83. Herkes beni kısa boylu sanıyor ama değilim. Vücudumdaki kas oranı yüzde 57, yağ oranı yüzde 18″ diye de vurguluyor
Burslu okuduğu halde okulunu bırakmak zorunda kaldı Murat Boz. Böylece caz vokalistliği eğitimi yarım kaldı ama sahneler pop star olma yolunda ilerleyen bir vokalist kazandı. Boz “Şimdi maddi olarak iyi durumdayım ve silbaştan İTÜ Konservatuvarı’na başladım. Benim için diploma çok önemli” diyor. Şu sıralar hayatının en hareketli günlerini yaşayan Murat Boz durmadan televizyon programlarına çağrılıyor. Ancak bunların çoğunu reddediyor, özellikle sabah yayınlanan kadın programlarından güzel yüzünü mahrum etmeye kararlı. Zaten “Avrupai” imajına ters düştüğü için İbo Show’a katıldığı zaman epey eleştirilmişti. “Bu eleştirilere kesinlikle katılmıyorum. Bizden rica ettiler, ben de katıdım. İbrahim Bey bu ülkenin en önemli sanatçılarından biridir” diyor.
Peki o zaman; bu nahoş konudan çok daha sevdiği mevzulara uzanalım. Mesela konserlerine: “O kadar çok yerde konser veriyorum ki, hangi şehirde hangi günde olduğumuzu bile bilmiyorum. Bütün yazı tatil yüzü görmeden konser vererek geçireceğim. Şikayetim yok, Allah artırsın.”
Avrupa’ya da açılmış Murat Boz. Daha çok Türkler’in yoğun olarak yaşadığı Nürnberg, Frankfurt, Köln, Zürih ve Viyana gibi şehirler bunlar ama olsun. 2 bin kişilik konser salonlarını tıka basa dolduruyor ya… Dinleyiciler 10 şarkının 10′una da ezbere eşlik ediyorlar ya… Hem daha en havalısından söz etmedik. Pek yakında Londra’da ilk kez düzenlenecek Türk Festivali’nde sahneye çıkacak.
Peki şan, şöhret ve paraya kavuşmuşken yeniden başa dönüp üniversite sıralarında dirsek çürütme konusundaki ısrarı niye? “Öyle demeyin. Bir diploma şart şu hayatta” diye cevap veriyor bu soruya da… O klişe deyimle şöhret basamaklarını yavaş yavaş tırmanıyor Murat Boz. 2007′nin en çok ödül kazanan isimlerinden biri oldu bile… Altın Kelebek ve Kral TV Müzik Ödülleri’nden “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı” ve İstanbul FM ödülü ilk akla gelenlerden: “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı Ödülü’nü almak benim için çok önemli. Çünkü bu ödülü hayatında sadece ve sadece bir kere alabilirsin. Diğer ödüllere benzemiyor.”
UÇUK BİR HAYATIM YOK
Peki sizce Murat Boz da diğerleri gibi havalara girecek mi? Nazar boncuğu kabilinden biri-iki minik kaprisini saymazsak gayet mütevazı, sağlam ve efendi duruyor. Hala Acıbadem’de anne-babasıyla birlikte oturuyor ve halinden memnun: “Annem emekli öğretmen, şu anda özel bir okulda çalışıyor. Babam işçi emeklisi, bir de benden dört yaş büyük bir abim var. O da gümrük komisyoncusu. Kendi hallerinde insanlar, onların hayatlarını pek etkilemedim.”
Ailesi tabii ki biricik oğullarının başarısından gurur duyuyor. “Ben çok evcimen bir insanım. Uçuk bir hayatım yok, pek dışarı çıkmam. Yalnız başıma olmayı severim ve çok kitap okurum. Arkadaşlarımla da genellikle evde vakit geçiririz. Para, pul, şöhret genellikle insanları değiştiriyor ve beni de değiştirmez diyemiyorum” diyor.
Sigara içmiyor ve alkolle de arası pek hoş değil Murat Boz’un. Ayrıca gayet mütevazı bir genç; konserler dışında öyle korumalarla filan dolaşmıyor henüz: “Öyle her yere korumalarıyla gidenlerden nefret ediyorum. Mesela Kral TV Müzik Ödülleri’ne korumalarla gelmek çok saçma bence.”
HAYRANIN YAŞI FARK ETMEZ
Murat Boz’un korumaları onu sadece konserlerde kızlardan koruyor. “Konserlere korumayla çıkmak zorunda kalıyorum. Kadın hayranlarımdan üstümü başımı parçalayanlar oluyor çünkü. Yine de şikayetçi değilim, her konser verdiğimde ‘Oh ne güzel işim var benim’ diyorum.”
“Beni erkekler sevmiyor. Dinleyicilerimin çoğu kadın. Sürekli sevgilerini ifade ediyorlar, hediyeler gönderiyorlar” diyor Murat Boz. Asıl bomba söylediklerinin devamında: “Hayran hayrandır, benim için yaşları fark etmez. Beni 6 yaşındaki de dinliyor, 60 yaşındaki de. Albümden önce çok kız arkadaşım oldu ama şimdi sevgilim yok. Zaten ona ayıracak vaktim yok. Şu an en büyük aşkı hayranlarımla yaşıyorum. Hayranlarımdan biriyle de aşk yaşayabilirim. İnsanlar böyle şeylere sınır koyabilir ama ben koymam. Aşka sınır konulabilir mi ya?”
Albüm öncesi biraz daha çelimsiz bir vücudu varmış ama şimdi epey spor yapıyor ve gayet dikkatli besleniyor. Öğlen yemeğini yarım tabak salatayla geçiştirdiğine şahit olduk. Sırım gibi dedikleri türden bir bedene sahip olarak da bu çabalarının ödülünü almış Murat Boz. “Bunu özellikle yazın. Boyum 1.86 kilom 83. Herkes beni kısa boylu sanıyor ama değilim. Vücudumdaki kas oranı yüzde 57, yağ oranı yüzde 18″ diye de vurguluyor
Gözümüz aydın! Aranan pop yıldızı bulundu Murat boz
Mickey Rourke’un boks ringlerinde ağzını burnunu dağıttırmadan ve yüzüne acayip estetik operasyonlar yaptırmadan önce "Analar neler doğuruyor" şeklinde iç geçirten seksapeliyle gönüllerimizi fethettiği 9 Buçuk Hafta filminin en akılda kalan sahnelerinden biri, yine insanın zihnine "Bu kadınsa biz neyiz, biz kadınsak bu yaratığın türü ne?" sorusunu düşüren güzelliğiyle Kim Basinger’ın, ruh hastası manitaya (Mickey Rourke’a) striptiz yaptığı sahnedir.
O sahnede fonda, Joe Cocker’ın söylediği "You can leave your hat on" isimli, sözlerini "Onu da çıkar bunu da çıkar, çok istiyorsan şapkan üzerinde kalabilir bebek" şeklinde özetleyebileceğimiz şarkı çalar.
Allah biliyor ya, Murat Boz’un "Aşkı Bulamam Ben" adlı şarkısının klibini izlerken, bir yandan da kafamda Joe Cocker’ın sesi yankılanıyor.
Hey maşallah diyerek girelim lafa ve "şimdi de iyi haberler" sunumu yapan mutlu anchorwoman edasıyla devam edelim: Gözümüz aydın, aranan yeni pop yıldızı bulundu!
Ki, gayet de ortalarda, piyasadaymış, kayıp filan değilmiş esasında. Müzik camiasının iyi saklanmış sırrıymış Murat Boz meğer. Hoş, iyi saklanmış dedik ama şanı Shakira’nın kulağına kadar da gitmiş gerçi... Türkiye’ye konsere geldiğinde, Murat Boz’u özel olarak istemiş. (Abla ağzının tadını biliyor velhasıl...)
KARADENİZ’DEN TARKAN’A
Özgeçmişine bakınca, 26 yaşına (Böyle söyleyince nispeten iyi hissediyor insan. "80 doğumlu" kalıbı, tokat gibi patlıyor 34 yaşındaki bir kulakta!) epey bir şeyler sığdırdığını görüyorsunuz zaten.
Müziğe ortaokul yıllarında merak salmış. 15 yaşında, İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi yetenek sınavını kazanınca doğduğu Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli’sinden İstanbul’a gelmiş. Bu arada Atatürk Kültür Merkezi, Cemal Reşit Rey’de müzikallerde koroda yer almış. 1998’de Milliyet Gazetesi’nin meşhur liselerarası müzik yarışmasında erkek solist dalında Türkiye birincisi olmuş. Lisenin ardından Bilgi Üniversitesi caz vokal bölümüne burslu olarak girmiş.
Bu dönemde Tarkan’la tanışmış ve beş yıl boyunca onun vokalistliğini yapmış. 2003 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler bölümüne girmiş. Hálá da buradaki eğitimine devam ediyor.
Tarkan’ın yanı sıra Nilüfer, Nazan Öncel, Demet Sağıroğlu, Hande Yener, Nil Karaibrahimgil, Emel Müftüoğlu, Burcu Güneş, Zeynep Dizdar, Zeynep Mansur, Hepsi, Rapsodi ve Popcorn gibi solist ve grupların sahne performanslarında ve albümlerinde çalışmışlığı ve reklam jingle’ları seslendirmişliği de var.
Bir de tabii, ayrı bir bilgi olarak belirtmenin gereği var mıdır, görünen köye dekoder lazım mıdır bilmem, gerekmese de söylemeden edemeyeceğim, adam GÜZEL.
MASUM STRİPTİZİ ONDAN ÖĞRENİN
Tamam, söylerlerdi de, şakağına kır düşmemiş erkeğe erkek demeyen bir kadın olarak inanmazdım, ama hakikaten yaş alınca oluyormuş öyle, bir süredir Aysel Gürel moduna geçmiş olabilirim. Yine de ben ergenken bile böyle poster çocuğu kıvamında güzel adamlardan hazzetmezdim. Murat Boz’un kerameti nedir bilemeyeceğim ama ekranda belirmeyegörsün ve gözümün ucu görüntüsüne değmeyegörsün, gözüne fener tutulmuş zargana gibi kalakalıyorum öyle... İçinden dışına fosfor mu salgılıyor nedir, anlamış değilim...
Murat Boz, söz ve müziği, aynı zamanda arkadaşı olan Nil Karaibrahimgil’e ait olan Aşkı Bulamam Ben’in klibinde, cam separatörlerin ardındaki üç Brezilyalı, üç Çekoslovak mankenin ortasına konuşlanmış, küçük çaplı bir striptiz yaparak dans ediyor.
Yine aynı zamanda arkadaşı olan yönetmen Süleyman Yüksel, seksi klip istemiş. Ki Murat Boz bu striptizi "masumane" olarak addediyor.
Öyle de nitekim. Atlet bile çıkmıyor yani. Güneş gözlükleri, kot mont ve gömlek fora ediliyor o kadar...
Bu aralar çıkacak albümde Aşkı Bulamam Ben gibi, çapkın sözlere sahip bir başka şarkı daha var mıdır bilemiyorum ama Süleyman Yüksel’in başarılarının devamını diliyoruz kadın arkadaşlarımla birlikte; bakın onu biliyorum...
Klibin çekimleri 14 saat sürmüş. Bu da Murat Boz 14 saat boyunca kalça ve gerdan kırmış anlamına geliyor ki bu anlamda çekim ekibinin çok sıkılmadığını tahmin ediyorum. (Aaa, kendimden sıkıldım yahu! Bu ağzını toplayamayan azgın kadın durumu hangi ara tebelleş oldu bünyeye bilmem. Şu yazıyı Murat Boz’un içkisine ilaç atmadan bitirmeyi başarırız inşallah!)
Murat Boz, sadece güzel ve okumuş çocuk değil, aynı zamanda iyi aile terbiyesi almış bir iyi insan da anladığımız kadarıyla bu arada. Tanıyanların yalancısıyız...
Çıktığı programlardan ve verdiği röportajlardan edindiğimiz intiba da bu bilgiyi yalanlamıyor nitekim...
YAKIŞIKLI OLDUĞU KADAR MÜTEVAZI
Albümden önce bir single ile piyasaya düşüşünün nedenini açıklarken; "Bu yaz Ajda Pekkan, Kenan Doğulu gibi büyük isimler albüm çıkardı. Benim gibi no name (isimsiz) adamların kendisini önce single’la tanıtmasını daha doğru buluyorum" şeklinde cümleler kuruyor. Ki bu beyanatlarından da yakışıklı olduğu kadar küstah, pardon, ne münasebet, mütevazı ve akıllı bir kardeşimiz olduğunu anlıyoruz. (Evet, kardeş faslı tamamen muharrirenin kendini telkin etme gayretinin bir ürünüdür!)
Murat Boz, Aşkı Bulamam Ben’de kiminin göbeğine, kiminin uzun bacaklarına, kiminin saçına kiminin osuna busuna tav olduğu için manitaları birbirinden ayıramayacağını, tek bir kişiye bağlanıp Mecnun olamayacağını söylüyor ya...
Aferin demek istiyoruz kendisine. Kim tutar seni güzel kardeşim. Bağlasalar durma, yakışır...
Tek bir kişiye yedirtmezler böylesini zaten... Bazı erkekleri tekele almak, bülbülü öldürmek gibi bir şey olur... Diyorum... Ve konserlerde saçını başını yolan ergen yaklaşımımdan kaynaklanan utançla kızarmış yanaklarımı da yanıma alıp, mevzudan ikiliyorum.
Şimdi böyleysek, 50’lerimizi devirdiğimizde ortaokul kapılarından toplamaları gerekmez inşallah. Tövbe tövbe...
O sahnede fonda, Joe Cocker’ın söylediği "You can leave your hat on" isimli, sözlerini "Onu da çıkar bunu da çıkar, çok istiyorsan şapkan üzerinde kalabilir bebek" şeklinde özetleyebileceğimiz şarkı çalar.
Allah biliyor ya, Murat Boz’un "Aşkı Bulamam Ben" adlı şarkısının klibini izlerken, bir yandan da kafamda Joe Cocker’ın sesi yankılanıyor.
Hey maşallah diyerek girelim lafa ve "şimdi de iyi haberler" sunumu yapan mutlu anchorwoman edasıyla devam edelim: Gözümüz aydın, aranan yeni pop yıldızı bulundu!
Ki, gayet de ortalarda, piyasadaymış, kayıp filan değilmiş esasında. Müzik camiasının iyi saklanmış sırrıymış Murat Boz meğer. Hoş, iyi saklanmış dedik ama şanı Shakira’nın kulağına kadar da gitmiş gerçi... Türkiye’ye konsere geldiğinde, Murat Boz’u özel olarak istemiş. (Abla ağzının tadını biliyor velhasıl...)
KARADENİZ’DEN TARKAN’A
Özgeçmişine bakınca, 26 yaşına (Böyle söyleyince nispeten iyi hissediyor insan. "80 doğumlu" kalıbı, tokat gibi patlıyor 34 yaşındaki bir kulakta!) epey bir şeyler sığdırdığını görüyorsunuz zaten.
Müziğe ortaokul yıllarında merak salmış. 15 yaşında, İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi yetenek sınavını kazanınca doğduğu Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli’sinden İstanbul’a gelmiş. Bu arada Atatürk Kültür Merkezi, Cemal Reşit Rey’de müzikallerde koroda yer almış. 1998’de Milliyet Gazetesi’nin meşhur liselerarası müzik yarışmasında erkek solist dalında Türkiye birincisi olmuş. Lisenin ardından Bilgi Üniversitesi caz vokal bölümüne burslu olarak girmiş.
Bu dönemde Tarkan’la tanışmış ve beş yıl boyunca onun vokalistliğini yapmış. 2003 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler bölümüne girmiş. Hálá da buradaki eğitimine devam ediyor.
Tarkan’ın yanı sıra Nilüfer, Nazan Öncel, Demet Sağıroğlu, Hande Yener, Nil Karaibrahimgil, Emel Müftüoğlu, Burcu Güneş, Zeynep Dizdar, Zeynep Mansur, Hepsi, Rapsodi ve Popcorn gibi solist ve grupların sahne performanslarında ve albümlerinde çalışmışlığı ve reklam jingle’ları seslendirmişliği de var.
Bir de tabii, ayrı bir bilgi olarak belirtmenin gereği var mıdır, görünen köye dekoder lazım mıdır bilmem, gerekmese de söylemeden edemeyeceğim, adam GÜZEL.
MASUM STRİPTİZİ ONDAN ÖĞRENİN
Tamam, söylerlerdi de, şakağına kır düşmemiş erkeğe erkek demeyen bir kadın olarak inanmazdım, ama hakikaten yaş alınca oluyormuş öyle, bir süredir Aysel Gürel moduna geçmiş olabilirim. Yine de ben ergenken bile böyle poster çocuğu kıvamında güzel adamlardan hazzetmezdim. Murat Boz’un kerameti nedir bilemeyeceğim ama ekranda belirmeyegörsün ve gözümün ucu görüntüsüne değmeyegörsün, gözüne fener tutulmuş zargana gibi kalakalıyorum öyle... İçinden dışına fosfor mu salgılıyor nedir, anlamış değilim...
Murat Boz, söz ve müziği, aynı zamanda arkadaşı olan Nil Karaibrahimgil’e ait olan Aşkı Bulamam Ben’in klibinde, cam separatörlerin ardındaki üç Brezilyalı, üç Çekoslovak mankenin ortasına konuşlanmış, küçük çaplı bir striptiz yaparak dans ediyor.
Yine aynı zamanda arkadaşı olan yönetmen Süleyman Yüksel, seksi klip istemiş. Ki Murat Boz bu striptizi "masumane" olarak addediyor.
Öyle de nitekim. Atlet bile çıkmıyor yani. Güneş gözlükleri, kot mont ve gömlek fora ediliyor o kadar...
Bu aralar çıkacak albümde Aşkı Bulamam Ben gibi, çapkın sözlere sahip bir başka şarkı daha var mıdır bilemiyorum ama Süleyman Yüksel’in başarılarının devamını diliyoruz kadın arkadaşlarımla birlikte; bakın onu biliyorum...
Klibin çekimleri 14 saat sürmüş. Bu da Murat Boz 14 saat boyunca kalça ve gerdan kırmış anlamına geliyor ki bu anlamda çekim ekibinin çok sıkılmadığını tahmin ediyorum. (Aaa, kendimden sıkıldım yahu! Bu ağzını toplayamayan azgın kadın durumu hangi ara tebelleş oldu bünyeye bilmem. Şu yazıyı Murat Boz’un içkisine ilaç atmadan bitirmeyi başarırız inşallah!)
Murat Boz, sadece güzel ve okumuş çocuk değil, aynı zamanda iyi aile terbiyesi almış bir iyi insan da anladığımız kadarıyla bu arada. Tanıyanların yalancısıyız...
Çıktığı programlardan ve verdiği röportajlardan edindiğimiz intiba da bu bilgiyi yalanlamıyor nitekim...
YAKIŞIKLI OLDUĞU KADAR MÜTEVAZI
Albümden önce bir single ile piyasaya düşüşünün nedenini açıklarken; "Bu yaz Ajda Pekkan, Kenan Doğulu gibi büyük isimler albüm çıkardı. Benim gibi no name (isimsiz) adamların kendisini önce single’la tanıtmasını daha doğru buluyorum" şeklinde cümleler kuruyor. Ki bu beyanatlarından da yakışıklı olduğu kadar küstah, pardon, ne münasebet, mütevazı ve akıllı bir kardeşimiz olduğunu anlıyoruz. (Evet, kardeş faslı tamamen muharrirenin kendini telkin etme gayretinin bir ürünüdür!)
Murat Boz, Aşkı Bulamam Ben’de kiminin göbeğine, kiminin uzun bacaklarına, kiminin saçına kiminin osuna busuna tav olduğu için manitaları birbirinden ayıramayacağını, tek bir kişiye bağlanıp Mecnun olamayacağını söylüyor ya...
Aferin demek istiyoruz kendisine. Kim tutar seni güzel kardeşim. Bağlasalar durma, yakışır...
Tek bir kişiye yedirtmezler böylesini zaten... Bazı erkekleri tekele almak, bülbülü öldürmek gibi bir şey olur... Diyorum... Ve konserlerde saçını başını yolan ergen yaklaşımımdan kaynaklanan utançla kızarmış yanaklarımı da yanıma alıp, mevzudan ikiliyorum.
Şimdi böyleysek, 50’lerimizi devirdiğimizde ortaokul kapılarından toplamaları gerekmez inşallah. Tövbe tövbe...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)